Kimlik ve Bellek

Kimliğin bellekle olan ilişkisi vazgeçilmezdir; kimlik, bireyin özerkliğini simgelerken bellek de kimliğin dağıtılmasına ve kalıcılaşmasına aracılık eder. Kimlik savaşımlarının bir nedeni de belleğe yerleşme sayesinde tatmin edilen "biricik olma" ve "sonsuza kalma" talebidir; birey, kendisini diğerlerinden ayırarak öznelliğini evrenin arşivine kayıt eder.

Eril heterotopyalar, kuir teorinin mekânla ilişkisi, mikro kökenleriyle ötekileştirilme, popülizm ve kutuplaşma, gerçek-ötesi, belleksizleştirilme rejimleri, kentsel psikanaliz, zihin ve iç çatışma, insan yüzü ve kişilik izlenimi gibi konuların irdelendiği Kimlik ve Bellek, bir yandan belleğin kurulma sürecinde kimliklerin egemenleşme yollarını ve toplumsal kopuşların yarattığı eksikliği ve tamamlanmamışlığı ortaya koyarken bir yandan da bireyin tanıma ve tanınma süreçlerindeki sapaklanmaları çözümledi. Çoğunluk şiddetinin ve tarih yazımı aracılığıyla marjinalleştirmenin neden olduğu sorunlardan nasıl kurtulabileceğimizi önerilere açan ve doğruyla yanlışın belirsiz kılındığı bir dönemi sosyal algı ve sosyal biliş bağlamlarında tartışan etkinlik, içinde bulunduğumuz sürer durumu değerlendirdi.

Tarih

11-14 Nisan 2019

Yer

Tiyatro Medresesi
Şirince, İzmir

Katılımcı Sayısı

26

Etkinlik Numarası

26

Program

Konuşmacılar

Emre Erdoğan
Doçent Doktor, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü

Bağlantıda kalalım.

duyuru grubu